YENİKAPI’DA “KUDÜS RUHU” CAN MI ÇEKİŞTİ?

YENİKAPI’DA “KUDÜS RUHU” CAN MI ÇEKİŞTİ?


15 Temmuz darbe girişiminden 14 Temmuz Mescid-i Aksa işgali ve “Büyük Kudüs Mitingi” çıkar mı? Okuyup birlikte görelim.

15 Temmuz kanlı darbe girişimine karşı ümmetçe birlik olduk, tüm imanımızla sokağa çıkıp darbeyi püskürttük zira söz konusu vatandı. Sonra vatan nöbetlerine başladık her ilde, bir ve beraber olduk.
Cumhuriyet tarihinde ilk kez 7 Ağustos’ta Yenikapı’da; darbeyi planlayan, uygulayan tüm düşmanlara ve her türlü hainliğe karşı biriz, beraberiz ve birleşiriz dedik, çünkü söz konusu vatandı, vatan sevgisi de imandandı.

Buna mukabil vatanımızı daha da özgürleştirecek bir konu var: Kudüs ve Mescid-i Aksa, genel olarak Filistin sorunu. Esasında bize başta BM olmak üzere pek çok sözde insan hakları kuruluşu sorunun Filistin olduğunu algılattı oysa asıl sorun başlı başına işgalci İsrail. Yaptığı zulüm ve işgalleriyle tüm dünyanın İsrail sorunu var.

İsrail 14 Temmuz’da Kudüs ile birlikte ilk kıblemiz, ikinci mescidimiz, üçüncü haremimiz ve de en az vatanımız kadar savunmamız gereken mukaddesatımız Mescid-i Aksa’yı da tamamen (zaten 14 Temmuz öncesi tamamen olmasa da işgal altındaydı) işgal etti. Namazlar kılınmadı, ezanlar okunmadı. İşgalci İsrail’in yaşattıklarını ve de Mescid-i Aksa’nın önemini uzun uzadıya anlatacak değilim zira herkesin malumu. İsrail’in Mescid-i Aksa’yı işgal etmesine karşı, ki ben işgal diyorum pek çok haber metninde bu İsrail’in Aksa ihlali olarak geçiyor, ülkemizde ve diğer İslam coğrafyalarında bölük pörçük, küçük gruplar şeklinde protesto gösterileri oldu. En büyük tepkiyi “Osmanlı İmparatorluğu dönemi bitti” diyerek içindeki Osmanlı korkusunu çıkaran İsrail’in çekindiği Türkiye verdi. Yenikapı’da Saadet Partisi tarafından “Büyük Kudüs Mitingi” düzenlendi.

Makaleye girişte 15 Temmuz, birlik, beraberlik ve Yenikapı ruhundan bahsettim zira, bizler vatan söz konusu olunca milyonlarca kişi ile Yenikapı Meydanı’nı doldurduk. O gün tüm tv kanalları saatlerce canlı yayın yaptı, ertesi gün manşetler çarşaf çarşaf Yenikapı ruhundan bahsetti. Düşmana korku salan miting ve basının ilgisi başta beni, tüm Müslümanları ve İslam Alemini memnun etti. Birlik ve beraberlikten doğan kalabalıkların gücünü, belki de ilk kez o gün Yenikapı ruhu ile anladık.
Bir Yenikapı ruhu bizi mutlu ederken diğer Yenikapı mitingi üzdü. Özgürlüğümüzü çalmak, bizleri sırf kendi güvenliği için vatansız bırakmak ve güzel yurdumuzu maşalarına kurdurduğu PKK, FETÖ, PYD, DEAŞ vb. piyon terör örgütleri ile iç savaşın eşiğine getirmek isteyen 15 Temmuz’un asıl mimarı İsrail’in en az vatanımız kadar kıymetli, imanımızın şiarı Kudüs ve Mescid-i Aksa’yı işgal etmesi Yenikapı Meydanı’nı hıncahınç doldurmaya yetmedi.

Maksadım darbe girişimi ile Mescid-i Aksa işgalini kıyaslamak değil, birlik ve beraberliğin önemini vurgulamak. Eleştirinin de siyasi boyutunda değilim, zira 15 Temmuz darbe girişiminde de kimse siyasi düşünüp sokağa çıkmadı, 7 Ağustos’ta da kimse Yenikapı’yı siyasi şov olsun diye organize edip doldurmadı. Amaç vatan, amaç düşmana korku salmaktı. Büyük Kudüs Mitingi’ne giden biz Müslümanların amacı da, vatanımızın teminatı Kudüs’ü savunup korkak İsrail’e “bir ve beraber olduk” diye iman gücümüzü göstermek olmalıydı. Ne yazık ki, gerek basın gerekse iman gücümüz zayıftı.

Reyting kaygısı güderek magazin ve spor bültenleriyle ümmetin algısını işgal, gayri ahlaki diziler ve evlilik programlarıyla gençliği ifsad ve ahlaki değerlerimizi altüst eden tarzda yayın yapan tv kanallarını geçiyorum, “İsrail’in başkenti Kudüs” kj’sinin yazıldığı devlet televizyonunda dahi Büyük Kudüs Mitingi’ne yeterli ilginin gösterilmemesi oldukça esef verici.

Biz Müslümanların tüm hassasiyetlerimizde olduğu gibi Kudüs davasına da gerektiği gibi sahip çıkamaması herkesi üzerken, her şeye rağmen Yenikapı’daki mitinge katılan (milyonlar olmasa da) yüz binler yüzümüzü güldürdü, işgalleriyle Müslümanların imanını, sabrını deneyen zalim İsrail’e korku saldı ve bir kez daha, şimdilik, geri adım attırdı. Şimdilik dedim çünkü İsrail asıl emellerine ulaşana kadar Kudüs ve Aksa başta olmak üzere işgallerine devam edecek, İslam ülkelerini kana bulayacak.
 

BÜYÜK KUDÜS MİTİNGİ İLE NE GEÇTİ ELİMİZE?



15 Temmuz darbe girişiminde “vatan gidiyor” diye nasıl imanla sokağa çıktıysak 30 Temmuz’da da Kudüs, Harem-i Şerif elimizden kayıyor diye siyasi amaç gütmeden Yenikapı’yı doldurduk.
7 Ağustos’ta Yenikapı’da birlik olarak kimlere gücümüzü gösterdiysek, 30 Temmuz’da da aynı mihraklara korku saldık.

Nasıl ki, 15 Temmuz darbesini iman gücüyle püskürten millet kazandıysa, Mescid-i Aksa işgalinde de İsrail’e direnen tüm Müslümanlar galip geldi.

Evet 15 Temmuz sonrası FETÖ’cü teröristler ile yılmadan mücadele ettiğimiz gibi zalim İsrail ile de korkmadan sözde değil özde mücadele etmenin önemini anladık.

Lafla değil ambargoyla, yaptırımlarla, boykotlarla İsrail’e tepki vermek gerektiğini bir kez daha anlattık.

Katar’a karşı birleşip ambargo uygulayan İslam Ülkeleri(!) kadar olmasa da, protesto gösterileri ile terörist İsrail’e karşı birleşebileceğimizi hem batıya hem de doğuya gösterdik.

Mitingi naklen yayınlayan onlarca basın gücümüz olmasa da iman gücümüzün olduğunu belli ettik.
Hiçbir şey olmasa bile kahvesini içerek tv’den Yenikapı’yı izleyen siyonistlere sesimizi duyurduk, bu daha başlangıç, mücadelemiz devam edecek dedik...

Google+ WhatsApp